Davranışları Değiştirmek İçin Neler Yapılmalı?

İstenmeyen davranış karşısında çokça kullanılan; tehdit, korkutma, olumsuz sonuçları gösterme ve cezalandırma çoğunlukla başarısız olan yöntemlerdir. Farklı yaş gruplarında bu yöntemlerin etkisi araştırıldığında aynı şekilde başarısız sonuçlandığı görülmüştür.cezaa

Örneğin; ceza vermek, olumsuz sonuçları göstermek çocuklar üzerinde şartlara, zamana, mekana göre değişen etkiler yapmaktadır. Tehdit eden kişi ortalarda olmadığında, çocuk olumsuz davranışı yapmaya devam edebilir.

Olumsuz sonuçlar gösterildiğinde beyin savunma mekanizmasıyla kendine uygun mantıklı nedenler bulabilir. Örneğin; sigara içenler erken ölür, sağlık sorunları yaşar gibi olumsuz sonuçları saymak kişinin kendine mantıklı savunma cümleleri bulmasına neden olabilir. Benim dedem de içerdi ama 90 yaşında öldü, bizim aile güçlüdür, bize bir şey olmaz,yıllardır içiyorum ama sağlığım yerinde öyleyse içmeye devam edebilirim gibi cümlelerle kendini kandırmaya devam edebilir.

Toplumda bunlara benzer pek çok yöntem kullanılmakta ve olumsuz sonuçları göze çarpmaktadır. Doğru yöntemler kullanıldığında farklı bir çok insanda olumlu davranış değişimleri gözlenmektedir.

Davranış değişimi için kullanılması gereken 3 yöntem şunlardır;

“Davranışları Değiştirmek İçin Neler Yapılmalı?” okumaya devam et

Reklamlar

Nasırlaşan Duygular

Psikolog Harold Bessell şöyle bir benzetme yapmaktadır:

“Ellerimizle çalıştığımızda nasırlarımız olur. Onlar elleri korur ve su toplamasını önler.

Birisi duygusal olarak yaralandığında orası nasır gibi bir şeyle kaplanır. Bu orayı gelecek daha sonraki rahatsızlıklardan korur. Ama tabi tıpkı ellerdeki nasırlar gibi bu da cilt kadar hassas ve yumuşak değildir.

“Nasırlaşan Duygular” okumaya devam et

Yeni Gün Yeni Umutlar

Günaydın 😊

Güneşten önce uyanınca kendimde bir şeyleri yapma cesareti buluyorum diyordu bir yazar.

Gerçekten öyle, erkenden uyanıp camı açın, gelen temiz havayı derince içinize çekin, vücudunuzu esnetin, gözünüzü kapatıp güne başlarken kendinize huzur verecek şeyler söyleyerek mutluluk ve huzur hissedin. İyi geliyor 🙂

“Yeni Gün Yeni Umutlar” okumaya devam et

Doğan Cüceloğlu’ndan varoluşun beş boyutu üzerine;

insanın varoluş gereksinimi üzerine doğan Cüceloğlu’ndan aktarılmış bilgiler

Varoluşun 5 Boyutu

Bireyin İç Dünyası sezgisel olarak şunları sorar;

  1. Kaale alınıyor muyum? Beni umursuyorlar mı?
  2. Kabul ediliyor muyum? Beni olduğum gibi, yargılamadan kabul ediyorlar mı?
  1. “Doğan Cüceloğlu’ndan varoluşun beş boyutu üzerine;” okumaya devam et

Unutmak ve Beyindeki Nöronlar

Beyinde bilginin geçişini, bağlantı kurulmasını sağlayan nöron bağlantıları bulunur. Bunlar ağacın dalı gibi uzantılara sahiptir. Bazı bölgeleri kalın bazıları incedir. Beynimizi doğru yönettiğimizde hayatımızda çok şey değişir. Yaşantımızda düşünceler ve davranışlarımız çok önemli. Sürekli tekrarladığımız düşünceler ve sözler gerçeğe dönüşebilir.

nöron...

Araştırmalara göre bir insanın üç hafta boyu bir şeyi yapmaya devam etmesi onun kalıcı hale gelmesine sebep olmaktadır.
Bir şeyi ne kadar çok düşünür ve yaparsak, çok tekrarlanan şeyler beyinde nöron bağlantısının güçlenmesine sebep olur. Örneğin; birini çok düşünürsek onunla ilgili beynimizdeki ağaç dalı gibi olan uzantı kalınlaşır. Bilgisayardaki kısa yol sembolünün hızlıca hedefe ulaşması gibi o kişiyi daha çok ve çabuk hatırlamamızı sağlar.

“Unutmak ve Beyindeki Nöronlar” okumaya devam et

Olumlu Düşünmek İçin Yapılabilecekler Nelerdir?

Olumlu Düşünmek; Acıdan zevk çıkarmak, yenilgiyi zafere dönüştürmek, kayıptan kazanç elde etmektir. Bu acı beni kahredecek derseniz; o acı sizi kahreder. Bu acıdan aldığım dersle sorunların üzerine gideceğim derseniz, sorunlarınızı çözersiniz.

Olumlu Düşünmek İçin;

  • Gelecekteki Faydalarına Bakın;

Yaşadığınız acının gelecekte ne gibi faydaları olabilir? Büyük başarıları ateşleyen nedenler, kendilerinden önce gelen büyük başarısızlıklardır. Büyük zevkleri tattıran nedenler, kendilerinden önceki acılardır.

“Olumlu Düşünmek İçin Yapılabilecekler Nelerdir?” okumaya devam et

Ve sevdayı da alır götürür öfke

hüzün

Öfkelenmek normaldir… Hepimiz bir şeylere öfkeleniriz, sebebin ne olduğu önemli değil saçma da mantıklı da olabilir, kimin neye kızacağının ölçüsünü, zamanlamasını tespit etmek çok mümkün olamamaktadır.

Kimi zaman kendimize bile şaşırıyor ve bunu neden yaptım diye düşünebiliyoruz. Tartışmalar, çözümleme süreçleri yadırganmaz, problemler çözüldükçe sevgilere güç katar. Ancak ortada şiddet içeren bir öfke varsa bu çözümsüzlüğe sürükleyen yanlış bir tavırdır . Güveni, insanlığı, saygıyı , sevgiyi, merhameti ve daha bir sürü güzel duyguyu yok eden bir durumdur. “Ve sevdayı da alır götürür öfke” okumaya devam et