Sekiz Saniye

FİLM 8 saniyeFilmde başrolü oynayan Esra İnal’ın gerçek hayatta yaşadıklarından derlenmiş olan 8 Saniye filmi oldukça ilgi çekici.

Filmde Esra’nın küçüklüğünden beri yaşadığı gel gitler, çıkmazlar, bilinmezlikler, mücadeleler ele alınıyor.

Esra küçüklüğünden beri farklı rüyalar görüyor ve etkilenerek uyanıyor. Zamanla gerçek ve rüyalar birbirine karışmaya başlıyor. Geceleri rüya görmekten korktuğu için uyku problemleri başlıyor. Durumunu anlatmaya çalışsa da etrafındakiler pek ciddiye almıyor ya da anlayamıyor. Anlaşılamamak ve iletişim kuramamak Esra için hayatı yaşanmaz hale getiriyor. “Sekiz Saniye” okumaya devam et

Penceresi Kadar Düşer Bir Eve Ayın Işığı

Dünyayı seyrederken
Olumsuz düşünce gerçeği bile yanlış gösterir insana

En büyük engel insanın kendi içindeki, zihnindeki ve düşüncelerindeki engeldir.

Hayata bakan penceremiz kirli mi, bulanık mı, renkli mi ya da kırık mı?

Hayata bakarken önce bizim penceremizin durumunu gözden geçirip ona göre değerlendirmemiz gerekir. Acaba gördüğümüz gerçek mi, biz doğru mu gördük, doğru mu algıladık…

Herkes şöyle bir kendine bakıp düşünse hayat çok farklı olurdu.

Şu an iyi değilim, duygusalım, kırgınım olayları doğru algılayamayabilirim. Şeklinde farklı duygu durumlarında olayları farklı algılayabileceğini düşünse ona göre bakar ve ona göre yorumlar. “Penceresi Kadar Düşer Bir Eve Ayın Işığı” okumaya devam et

Kapanan Kapı, Hayra Açılan Kapıya Vesile Olabilir, Bırak Zaman Göstersin!

Hüzünler ve ayrılıklarla dolu bu dünya hayatı… Her ayrılık, her hüzün insanı derinden sarssa da ayakta durmak ve hayata devam etmek gerekir. Yol uzun, meşakkat çoktur bu dünyada ve zorluk karşısında en doğru şekilde davranabilenler güzel sonuç alacak.

yaprak

Bazıları olanlar için başkalarını suçlar, bir şeyleri kırar hırsını başka şeylerden çıkarmak ister ama bu çözüm değildir.

Adalet ya da güzel sonuç ne zaman elde edilir bilinmez. İnsana düşen elinden gelenin en iyisini yaparak doğru davranışlar sergilemektir.

Kişi kimlerle, ne tür olaylarla karşılaşacağını bilemez ve bunlar hesaplanamaz da. Her şeye rağmen sevmekten ve güzel ameller işlemekten vazgeçmemeli insan. İnsan olmak bunu gerektirir.

Yaralar alırız, iz kalır, acı çekeriz, unutamayız ama bütün yaşadıklarımızın anlamları vardır ve bize kazandırdıkları üzerine yoğunlaşarak doğru dersi alıp yolumuza devam etmeliyiz. Bazen olayların altındaki nedenleri görmek kolay olmaz, aciziz. Ama en azından sürekli olumsuz yanını düşünerek kendimizi yıpratmamalıyız. Olumsuzluklar sürekli bizi aşağıya çeker ve doğru mukayese yapma yetimizi kaybetmemize neden olur. “Kapanan Kapı, Hayra Açılan Kapıya Vesile Olabilir, Bırak Zaman Göstersin!” okumaya devam et

Bağırmayan Anneler Kitabı

bağırmayan anneler kitabı

Kitabı uzun zamandır duymama rağmen ancak okuma fırsatı buldum. Yalın, samimi anlatımı yanında yaşadıklarından kesitler sunarak annelik üzerine güzel bir kitap yazmış Hatice Kübra Toygar hanım.

Bir insanın uygulamadığı şeyleri anlatıp başkasına tesir etmesi çok zordur. O nedenle uygulanıyor olması ve uygulanabilir şekilde anlatılması önemli.

Toplumumuzda geçmişten gelen çok fazla yanlış bilgi ve uygulama var. Doğru bildiğini düşünenler araştırmadığı gibi bir de başkalarına bildiklerini empoze etmeye çalışıyor malum çoğu insan ebeveynliği tecrübe etmiş ve başkalarına söyleyeceği şeyler illa ki oluyor.

“Bağırmayan Anneler Kitabı” okumaya devam et

Siz Hangi Rolü Seçtiniz?

Eski ev fotoğrafıHiçbir şey boşuna yaratılmamış bu hayatta. Bazısı yeniyken, bazısı eskiyken, bazısı küçükken bazısı olgunken kıymetli ama bir şekilde kıymeti oluyor. Tabi ki her şeyin kıymeti zamanında anlaşılamayabiliyor.

Yazmaya kalksak bitiremeyeceğimiz kadar çok nimetle sarılmış etrafımız belki de çok olması ve hep olması bizi alışılmış hissetmeye, duyarsızlaşmaya sevk ediyor. Tabi ki bu durum da mutsuzluğa ve arayışlara yöneltiyor. “Siz Hangi Rolü Seçtiniz?” okumaya devam et

Bulutlar Gibi Oluruz Bazen

Düşünceler renkten renge sokar bizi. Bazen kara bulutlar gibi bazen uçup gideriz pamuk bulutlar gibi… Bazen bakanlar hemen anlar dağlara neler yansıttığımızı bazense çok derinlerde saklıdır yüklendiğimiz onca duygu ve düşünceler.

Öyle kararız içimiz bazen. Ağlayıp boşalınca rahatlarız tıpkı bulutların yağmurla ☔ dolup yükünü boşalttığı gibi. Ağlamak yeşertir gönülleri, rahatlatır ve merhamete getirir insanı. Ağlayamayan ve anlatamayanlar için dert daha da büyür ve çeşitli sıkıntılar belirir. Kafamıza ve ruhumuza ağır gelen her ne varsa bir şekilde çözümleyip rahatlamamız gerekir. Çözümsüz kalan her şey bekledikçe katılaşır, zorlaşır.

Duyguları değiştirme gücümüz var. İstemediğimiz duyguları yok edelim ya da değiştirelim yerine güzel duygular yerleştirelim.Duygular sık sık değişir ve yeri boş kalmaz. Giden duygunun yerini başka duygular doldurur. Önemli olan bilinçli olarak duyguları kontrol ederek istediğimiz duyguları yaşayabilmek.

Değişen havalar gibi değişen ruh dünyamız, kışta baharı beklediğimiz gibi bize ümit versin. Elbet bahar gelir, şu an içinde olduğumuz ruh hali ve olaylar mutlaka değişir. Hiçbirisi ebediyen kalamaz. Bu da geçer Ya Hu ☻

Bulutlar

Duygu Düşünce Davranış

 İnsanın benliğini oluşturan önemli faktörlerden duygu, düşünce ve davranış  aynı zamanda kişilerle ilişkileri ve toplumsal yapıyı da etkilemektedir. Birbiriyle bağlantılı olan bu üç kavramı ele alacak olursak;

  • Düşünce

Düşünceler sürekli dolaşır durur zihnimizde, bazen durdururuz, bazen dinleriz ama genellikle kontrol altında tutamayız. Bazen durup dinler

iz iç sesimizi, o an farkında olmadığımız bir şeyi düşünmeye başladığımızı fark ederiz. Düşünceler iyi de kötü de olabilir ve sürekli değişim halindedir. Farkında olunduğunda bir süre bilinçli düşünebiliriz ve böylece düşüncelerimizi yönetmeye başlarız. Bir süre odaklanabiliriz ama insan zihni sürekli düşünceler üretir, sürekli düşünce geçişleri olur. Geçmişe, geleceğe ve umulmadık bir sürü zamana gider gelir, buna sebep olan maddi ve manevi bir sürü sebep olabilir.

Bazen bir anlık düşünce hayatımızı etkiler, bir anda aklımıza gelen bir fikir, söylediğimiz bir söz ya da o anki algımız bir anda bizi ummadığımız yerlere sürükleyebiliyor.

“Duygu Düşünce Davranış” okumaya devam et